Pratik Bilgiler

Antalya Omuz Yırtığı Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri: Kapsamlı Rehber 2026

Antalya Omuz Yırtığı Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri: Kapsamlı Rehber

1. Yönetici Özeti ve Giriş

Antalya, turizm dinamikleri, tarımsal faaliyetlerin yoğunluğu ve yıl boyu süren aktif yaşam tarzı ile Türkiye’nin en hareketli metropollerinden biridir. Bu yoğun fiziksel aktivite döngüsü, bölge halkında ve bölgeyi ziyaret edenlerde kas-iskelet sistemi sorunlarının, özellikle de omuz patolojilerinin sıkça görülmesine zemin hazırlamaktadır. Omuz eklemi, insan vücudunun en geniş hareket açıklığına sahip eklemi olmasıyla birlikte, bu mobilitesini stabiliteden ödün vererek sağlayan biyomekanik bir paradoksa sahiptir. Bu durum, omuz yaralanmalara, yırtıklara ve dejeneratif süreçlere karşı son derece savunmasız hale getirir. Kliniğimize başvuran hastaların önemli bir bölümünü oluşturan omuz ağrısı şikayetleri, doğru tanı ve kişiye özel planlanmış tedavi stratejileri ile yönetilmediğinde kronikleşme eğilimindedir.

Bu kapsamlı rapor, omuz yırtığının (Rotator Manşet ve Labrum) anatomik ve fizyolojik temellerinden başlayarak, Antalya bölgesine özgü risk faktörlerini, modern tanı yöntemlerini ve Dr. Serap Erkek Alkan liderliğinde uygulanan bütüncül, rejeneratif ve rehabilitatif tedavi protokollerini en ince ayrıntısına kadar incelemektedir. Amacımız, Antalya Fizyoterapi ve rehabilitasyon süreçlerinde bölgesel bir otorite olarak, hastalarımıza ve sağlık profesyonellerine rehberlik edecek, kanıta dayalı tıp ışığında hazırlanmış derinlemesine bir kaynak sunmaktır.

Omuz ağrısı sadece yaşlı popülasyonun değil, seralarda çalışan tarım işçilerinin, otelcilik sektöründe ağır fiziksel yük altında çalışan personelin, profesyonel sporcuların ve masa başı çalışanlarının da ortak sorunudur. Geleneksel yaklaşımların ötesine geçen, (PRP Tedavisi), Proloterapi, Nöral Terapi ve ileri rehabilitasyon tekniklerini içeren multidisipliner tedavi modelleri, cerrahiye gerek kalmadan doku iyileşmesini ve fonksiyonel geri dönüşü mümkün kılmaktadır.

2. Omuz Kompleksinin Fonksiyonel Anatomisi ve Biyomekaniği

Omuz yırtığının patofizyolojisini ve tedavi mantığını kavramak için, bu bölgenin karmaşık anatomisini hücresel düzeyden makroskobik yapıya kadar anlamak gerekir. Omuz, tek bir eklemden değil, birbirleriyle senkronize çalışan dört farklı eklemden oluşan bir kompleks yapıdır.

2.1. Osteoloji: Kemik Yapılar

Omuz kuşağı (Pektoral kuşak), üst ekstremiteyi gövdeye bağlayan kemik zinciridir.

  • Skapula (Kürek Kemiği): Toraksın arka duvarında, 2. ve 7. kaburgalar arasında yer alan yassı, üçgen bir kemiktir. Skapula, rotator manşet kaslarının origosu (başlangıç yeri) olarak hizmet eder ve omuz hareketlerinin temelini oluşturur. Glenoid kavite adı verilen sığ eklem yüzeyi, humerus başı ile eklemleşir
  • Klavikula (Köprücük Kemiği): Sternum ile skapula arasında uzanan “S” şeklindeki bu kemik, kolun gövdeden uzakta durmasını sağlayarak hareket açıklığını artırır. Aynı zamanda boyundan kola giden nörovasküler yapılar (sinir ve damar paketleri) için bir koruma kalkanı görevi görür.
  • Humerus (Kol Kemiği): Üst kolun tek kemiğidir. Proksimal uçtaki yarım küre şeklindeki başı, glenoid kaviteye oturur. Humerus başının büyüklüğü ile glenoid kavitenin küçüklüğü arasındaki uyumsuzluk, omuz ekleminin hem geniş hareket açıklığının hem de instabilitesinin ana nedenidir.

2.2. Artroloji: Eklem Yapıları

Omuz kompleksi dört eklemden oluşur ve omuzun tam elevasyonu (kolun yukarı kaldırılması) için bu dört eklemin de sağlıklı çalışması şarttır.

Eklem AdıYapısal ÖzellikFonksiyonel Önem
Glenohumeral (GH) EklemTop ve soket (Ball and Socket) tipi sinovyal eklem.Omuzun ana hareketlerinin (fleksiyon, abduksiyon, rotasyon) gerçekleştiği yerdir. En hareketli ve en sık çıkan eklemdir.
Akromioklavikular (AC) EklemSkapulanın akromion çıkıntısı ile klavikula arasında düz tip eklem.Kolun baş üstü hareketlerinde skapulanın rotasyonuna izin verir. Travmalara ve osteoartrite çok açıktır.
Sternoklavikular (SC) EklemKlavikula ile sternum arasında eyer tipi eklem.Üst ekstremitenin aksiyal iskelete (gövdeye) bağlandığı tek gerçek eklemdir.
Skapulotorasik EklemGerçek bir eklem değil, kas ve fasya düzlemidir.Skapulanın göğüs kafesi üzerinde kayarak hareket etmesini sağlar. Omuz elevasyonunun 1/3’ü buradan gelir (Skapulohumeral ritim).

2.3. Glenoid Labrum ve Kapsüloligamentöz Yapılar

Glenohumeral eklemde stabiliteyi sağlayan pasif yapılar hayati öneme sahiptir.

  • Glenoid Labrum: Glenoid kavitenin kenarını çevreleyen, fibrokartilaj yapıda, conta benzeri bir halkadır. Bu yapı, sığ olan glenoid yuvayı %50 oranında derinleştirerek humerus başının yerinde kalmasına yardımcı olur.2 Aynı zamanda uzun biceps tendonunun yapışma yeri olarak görev yapar. Labrum yırtıkları (SLAP, Bankart), omuz instabilitesinin temel nedenlerindendir.
  • Eklem Kapsülü: Eklemi çepeçevre saran, içi sinovyal sıvı ile dolu bir kılıftır. Kapsül, belirli bölgelerde kalınlaşarak glenohumeral ligamentleri oluşturur.
  • Bursalar: Tendonlar ile kemikler arasında sürtünmeyi azaltan sıvı dolu keseciklerdir. Subakromial bursa, omuz sıkışma sendromunda en sık etkilenen yapıdır.

2.4. Myoloji: Rotator Manşet ve Stabilizatörler

Omuzun dinamik stabilitesi, yani hareket halindeyken eklemin yerinde tutulması, kaslar tarafından sağlanır.

2.4.1. Rotator Manşet (Rotator Cuff)

Dört kastan oluşan bu grup, humerus başını glenoid kaviteye bastırarak (kompresyon) dislokasyonu önler ve rotasyon hareketlerini yaptırır.

  1. Supraspinatus: Skapulanın üst çukurundan başlar, humerus büyük tüberkülüne yapışır. Kolun ilk 30 derecelik abduksiyonunu başlatır ve humerus başını aşağıda tutar. Yırtıkların en sık görüldüğü kastır.
  2. Infraspinatus: Skapulanın arka yüzünden başlar. Kola dış rotasyon yaptırır. Arka kapsül stabilitesini sağlar.
  3. Teres Minor: Infraspinatus ile birlikte çalışarak dış rotasyon yapar ve kolu adduksiyonda tutar.
  4. Subscapularis: Skapulanın ön yüzünden başlar. Gruptaki tek iç rotasyon yaptırıcı kastır ve ön dislokasyonu önleyen en güçlü dinamik bariyerdir.

2.4.2. Skapular Stabilizatörler

Trapezius (üst, orta, alt lifler), Rhomboidler, Levator Scapulae ve Serratus Anterior kasları, kürek kemiğini göğüs kafesine sabitleyerek omuz hareketleri için sağlam bir zemin oluşturur. Bu kasların zayıflığı, “Skapular Diskinezi”ye yol açarak ikincil rotator manşet yırtıklarına neden olabilir. Ortopedik Rehabilitasyon programlarımızda bu kasların kuvvetlendirilmesi önceliklidir.

2.5. Biyomekanik Prensipler: Skapulohumeral Ritim

Sağlıklı bir omuz hareketi için humerus ve skapula uyum içinde hareket etmelidir. Kolumuzu 180 derece yukarı kaldırdığımızda, bu hareketin yaklaşık 120 derecesi glenohumeral eklemden, 60 derecesi ise skapulotorasik eklemden gelir (2:1 oranı). Eğer skapula yeterince dönemezse (örneğin Serratus anterior felci veya zayıflığı), humerus başı akromiona çarparak supraspinatus tendonunu ezer (Impingement Sendromu).

3. Omuz Yırtığının Patofizyolojisi ve Sınıflandırılması

Omuz yırtığı, Antalya Omuz Hastalıkları polikliniğimize başvuran hastalarda en sık karşılaştığımız tanılardan biridir. Bu yırtıklar oluşum mekanizmalarına, sürelerine ve boyutlarına göre sınıflandırılır.

Omuz Yırtığının Patofizyolojisi ve Sınıflandırılması

3.1. Rotator Manşet Yırtıkları

Rotator manşet hastalığı bir spektrumdur; basit bir ödemden (tendinit) tam kat kopmaya kadar ilerleyebilir.

3.1.1. Etyoloji: Neden Yırtılır?

  • İçsel (İntrinsik) Faktörler: Tendonun kendi yapısındaki bozulmalardır. Yaşla birlikte tendonun hücresel aktivitesi azalır, kollajen yapısı bozulur ve damarlanma (vaskülarite) zayıflar. Özellikle supraspinatus tendonunun kemiğe yapışma yerinin hemen öncesindeki “Codman’ın Kritik Zonu”, kanlanmanın en az olduğu ve dejeneratif yırtıkların başladığı bölgedir.
  • Dışsal (Ekstrinsik) Faktörler: Tendonun dışarıdan bir baskıya maruz kalmasıdır. Akromion kemiğinin şekli (çengelli tip akromion), subakromial bursanın kalınlaşması veya osteofitler (kemik çıkıntıları), tendonu sıkıştırarak “mekanik aşınma” ile yırtığa neden olur.
  • Travmatik Faktörler: Genç hastalarda sağlıklı bir tendon, ancak ciddi bir travma (düşme, ani çekme) ile yırtılır. Bu durumlarda genellikle akut, keskin bir ağrı ve ani güç kaybı görülür.

3.1.2. Yırtık Tipleri

  • Parsiyel (Kısmi) Yırtıklar: Tendonun tüm kalınlığını içermeyen yırtıklardır. İkiye ayrılır:
    • Bursa Yüzlü Yırtıklar: Tendonun üst kısmında, bursa ile temas eden yüzeydeki yırtıklardır. Genellikle sıkışma sendromu kaynaklıdır.
    • Eklem Yüzlü (Artiküler) Yırtıklar: Tendonun alt kısmında, eklem sıvısı ile temas eden yüzeydeki yırtıklardır. Genellikle içsel dejenerasyon veya “Internal Impingement” (sporcularda) kaynaklıdır.
  • Tam Kat (Full-Thickness) Yırtıklar: Tendonun kemikten tamamen ayrılmasıdır. Yırtık, tendon boyunca bir delik oluşturur ve humerus başı ile akromion arasında doğrudan temas başlar.
  • Masif Yırtıklar: İki veya daha fazla tendonun (genellikle supraspinatus + infraspinatus) tamamen koptuğu ve 5 cm’den büyük geri çekilmelerin (retraksiyon) olduğu durumlardır.

3.2. Labrum Yırtıkları

Labrum yırtıkları mekanik instabiliteye yol açar ve genellikle travmatik kökenlidir.

  • SLAP Lezyonları: Superior Labrum Anterior to Posterior. Biseps tendonunun yapışma yerini de içine alan üst labrum yırtığıdır. Baş üstü spor yapanlarda (voleybol, tenis, yüzme) sık görülür.
  • Bankart Lezyonu: Omuzun öne çıkığı sırasında, humerus başının labrumun alt-ön kısmını yırtmasıdır. Tekrarlayan çıkıkların en sık nedenidir.

3.3. Antalya Bölgesine Özgü Risk Profili

Antalya’nın sosyo-ekonomik yapısı, omuz patolojilerinin dağılımını etkilemektedir:

  1. Sera ve Tarım Çalışanları: Özellikle domates ve biber seralarında, bitkileri yukarıdaki iplere bağlama (askıya alma) işlemi, sürekli baş üstü (overhead) aktivite gerektirir. Bu durum, supraspinatus tendonunda kronik iskemiye ve dejeneratif yırtıklara yol açar.
  2. Turizm Sektörü: Kat hizmetleri (Housekeeping) çalışanlarında yatak yapma, ağır yük kaldırma gibi tekrarlayıcı hareketler; mutfak personelinde ise büyük kazanları karıştırma, taşıma gibi aktiviteler mikrotravmalara neden olur.
  3. Su Sporları ve Yüzme: Antalya’da yüzme yaygın bir spordur. Ancak yanlış teknikle (özellikle omuzun aşırı iç rotasyonda kullanılması) yapılan yüzme antrenmanları, “Yüzücü Omuzu” olarak bilinen sıkışma ve labrum sorunlarını tetikler.

4. Klinik Değerlendirme ve Tanı Yöntemleri

Doğru tedavi, hassas bir tanı ile başlar. Dr. Serap Erkeç Alkan olarak kliniğimizde, hastanın hikayesinden ileri görüntüleme yöntemlerine uzanan kapsamlı bir algoritma izlenir.

4.1. Anamnez (Hasta Öyküsü)

Hastanın anlattıkları, tanının %70’ini oluşturur.

  • Ağrının Yeri: Omuzun ön tarafındaki ağrı genellikle biseps tendiniti; dış taraftaki (apolet bölgesi) ağrı rotator manşet sorunlarını; arka taraftaki ağrı ise servikal (boyun) kaynaklı yansıyan ağrıları işaret edebilir.
  • Ağrının Zamanı: Gece ağrısı, rotator manşet yırtıklarının en belirgin özelliğidir (sensitivitesi yüksektir). Hasta ağrıyan omuzunun üzerine yatamaz.
  • Aktivite İlişkisi: Kolu kaldırırken ağrı olması (Painful Arc – Ağrılı Ark), sıkışma sendromunu düşündürür.

4.2. Fizik Muayene ve Provokatif Testler

Hekim tarafından uygulanan özel testler, hangi yapının hasarlı olduğunu ayırt etmeye yarar.

Test AdıDeğerlendirdiği Yapı/DurumPozitif Bulgusu
Neer TestiSubakromial Sıkışma (Impingement)Kol pasif olarak tam fleksiyona getirildiğinde ağrı oluşması.
Hawkins-Kennedy TestiSubakromial SıkışmaKol 90 derece fleksiyonda ve dirsek bükülü iken zorlu iç rotasyon yapıldığında ağrı.
Jobe (Boş Kutu) TestiSupraspinatus TendonuKollar yanda 90 derece açık ve başparmaklar yeri gösterirken (boş kutu tutar gibi) dirence karşı kaldırmada ağrı/güçsüzlük.
Drop Arm (Düşen Kol) TestiTam Kat YırtıkHasta kolunu yukarıdan yavaşça indirirken 90 derecede tutamaz ve kol aniden düşer.
O’Brien TestiSLAP (Labrum) YırtığıOmuz 90 derece fleksiyonda ve iç rotasyonda iken direnç verildiğinde derin ağrı ve klik sesi.
Apprehension (Korku) TestiAnterior İnstabilite (Bankart)Omuz dış rotasyona zorlandığında hastanın omzunun çıkacağından korkup kasılması.

4.3. Görüntüleme Yöntemleri

Fizik muayene bulgularını doğrulamak ve yırtığın derecesini belirlemek için radyolojik inceleme şarttır.

  • Direkt Radyografi (X-Ray – Röntgen): Kemik yapıları gösterir. Akromionun şekli, eklem aralığında daralma (kireçlenme), hümearal başın yukarı yer değiştirmesi (masif yırtık bulgusu) röntgende görülür. Yumuşak doku görülmez ancak kemik patolojileri ekarte edilir.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): Omuz yırtığının tanısında altın standarttır. T1 ve T2 ağırlıklı kesitlerde tendonun bütünlüğü, kasın yağlanma oranı (atrofi derecesi), labrumun durumu, kistler ve ödem detaylıca görüntülenir. Ameliyat kararı vermeden önce MRI ile yırtığın “tamir edilebilirliği” (kasta yağlı dejenerasyon olup olmadığı) mutlaka değerlendirilmelidir.
  • Ultrasonografi (USG): Kliniğimizde de sıkça başvurduğumuz, radyasyon içermeyen, hızlı ve dinamik bir yöntemdir. Hasta kolunu hareket ettirirken tendonun sıkışıp sıkışmadığı canlı olarak izlenebilir. Deneyimli ellerde rotator manşet yırtıklarını tespit etmede MRI kadar başarılıdır.
  • MR Artrografi: Eklem içine kontrast madde verilerek çekilen MRI’dır. Özellikle labrum yırtıklarının (SLAP, Bankart) tanısında standart MRI’dan daha hassastır.

5. Bütüncül ve Modern Tedavi Seçenekleri

Omuz yırtığı tanısı konulan her hasta ameliyat olmak zorunda değildir. Literatür, dejeneratif yırtıkların ve parsiyel travmatik yırtıkların büyük bir kısmının konservatif (ameliyatsız) yöntemlerle başarıyla tedavi edilebileceğini göstermektedir. Kliniğimizde uyguladığımız tedavi protokolü, ağrıyı kesmekten öte, dokuyu iyileştirmeyi ve fonksiyonu geri kazandırmayı hedefler.

5.1. Rejeneratif Tıp Uygulamaları (Yenileyici Tedaviler)

Vücudun kendi iyileşme potansiyelini kullanarak hasarlı dokuyu onarmayı amaçlayan bu yöntemler, omuz tedavisinde devrim yaratmıştır.

5.1.1. PRP Tedavisi (Platelet Rich Plasma)

PRP Tedavisi, hastanın kendi kanından elde edilen, trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma enjeksiyonudur.

  • Mekanizma: Trombositler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir ancak içlerinde çok güçlü büyüme faktörleri (PDGF, TGF-β, VEGF, IGF-1) barındırırlar. Bu faktörler, tendon hücrelerini (tenositler) uyararak kollajen üretimini artırır, yeni damar oluşumunu (anjiyogenez) tetikler ve kronik inflamasyonu baskılar.
  • Omuzda Etkinliği: Yapılan sistematik derlemeler ve klinik çalışmalar, PRP’nin özellikle küçük ve orta büyüklükteki rotator manşet yırtıklarında tendon-kemik iyileşmesini hızlandırdığını, ağrıyı uzun vadede azalttığını ve omuz fonksiyonlarını kortizon enjeksiyonlarına göre daha kalıcı şekilde iyileştirdiğini göstermektedir.
  • Uygulama: Kliniğimizde steril şartlarda alınan kan, özel kitlerle santrifüj edilerek PRP elde edilir ve ultrason eşliğinde hasarlı tendonun içine veya çevresine enjekte edilir.

5.1.2. Proloterapi

Proloterapi Tedavisi, “Prolo” (proliferasyon/çoğalma) kelimesinden türetilmiştir. Zayıflamış tendon ve bağların kemiğe yapışma yerlerine (entezis) tahriş edici (genellikle dekstroz) solüsyonların enjekte edilmesidir.

  • Mekanizma: Enjekte edilen hipertonik dekstroz, dokuda lokal bir ozmotik şok ve kontrollü bir inflamasyon yaratır. Vücut bu sinyali bir “yaralanma” olarak algılar ve o bölgeye tamir hücrelerini gönderir. Sonuçta zayıf tendon lifleri kalınlaşır ve güçlenir.
  • Endikasyonlar: Kronik rotator manşet tendinozisleri (yıpranma), omuz instabilitesi ve cerrahiye uygun olmayan parsiyel yırtıklarda etkilidir. Çalışmalar, proloterapinin omuz ağrısında, abduksiyon (yana açma) hareket açıklığında ve hasta memnuniyetinde anlamlı artış sağladığını kanıtlamaktadır.

5.1.3. Kök Hücre (Mezenkimal Kök Hücre) Tedavisi

Karın yağından veya kemik iliğinden elde edilen kök hücreler, hasarlı dokuya dönüşebilme ve güçlü anti-inflamatuar salgılar üretme yeteneğine sahiptir. İleri derece tendon hasarlarında ve kireçlenmelerde (artroz) tercih edilebilir.

5.2. Tamamlayıcı ve Nöral Terapiler

5.2.1. Nöral Terapi

Nöral Terapi Tedavisi, otonom sinir sistemini düzenleyerek vücudun kendi kendini iyileştirmesini sağlayan bir regülasyon tedavisidir.

  • Bozucu Alan Teorisi: Vücudun herhangi bir yerindeki eski bir ameliyat izi (örneğin apandisit, sezaryen), geçirilmiş enfeksiyon veya diş tedavisi, sinir sistemi üzerinde elektriksel bir “kısa devre” (bozucu alan) yaratarak omuzda kronik ağrıya neden olabilir.
  • Uygulama: Seyreltilmiş lokal anestezik (prokain veya lidokain) kullanılarak cilde (kuaddl), ganglionlara, tetik noktalara ve skarlara enjeksiyon yapılır. Bu işlem, hücre membran potansiyelini (hiperpolarizasyon) düzelterek sinir iletimini normale döndürür ve perfüzyonu (kanlanmayı) artırır. Omuz çevresindeki kas spazmlarını çözer ve lenfatik dolaşımı düzenler.

5.2.2. Kuru İğneleme (Dry Needling)

Kuru İğne Tedavisi, kas-iskelet sistemi ağrılarında kas içindeki “tetik noktaları” (kulunç) tedavi etmek için kullanılır.

  • Etki Mekanizması: İlaçsız, ince akupunktur iğneleri spazm halindeki kas bandına batırılır. Bu, kasta bir “seğirme yanıtı” (twitch response) oluşturur ve kasın gevşemesini sağlar. Ayrıca bölgedeki biyokimyasal ortamı (ağrı mediatörlerini) temizler.
  • Omuzda Kullanımı: Omuz ağrısında supraspinatus, infraspinatus ve trapezius kaslarında aktif tetik noktalar çok sıktır. Kuru iğneleme, bu kasların boyunu uzatarak omuz ekleminin biyomekaniğini düzeltir ve ağrıyı anında azaltabilir.

5.2.3. Radyofrekans Ablasyon

Radyofrekans Ablasyon, özellikle kronikleşmiş ve ameliyat şansı olmayan hastalarda (örneğin ileri yaş, kireçlenme) ağrıyı taşıyan duyu sinirlerinin (supraskapular sinir) radyofrekans dalgaları ile bloke edilmesidir. Bu yöntem, ağrı sinyalinin beyne ulaşmasını engelleyerek uzun süreli ağrı kesici etki sağlar.

5.3. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Rejeneratif enjeksiyonlar dokuyu iyileştirir, ancak fonksiyonu geri kazandıran fizyoterapidir. Antalya Fizyoterapi protokollerimiz kişiye özel planlanır.

  • Manuel Terapi: Eklem mobilizasyonu (eklemi hareketlendirme), fasyal gevşetme ve derin doku masajı ile eklem hareket açıklığı artırılır. Özellikle arka kapsül gerginliğinin manuel tekniklerle açılması, sıkışma sendromunu hafifletir.
  • Terapötik Egzersizler:
    • Skapular Stabilizasyon: Kürek kemiği kontrolü sağlanmadan omuz rehabilitasyonu tamamlanamaz.
    • Rotator Manşet Güçlendirme: Elastik bantlar (theraband) ile yapılan dış ve iç rotasyon egzersizleri.
    • Propriyosepsiyon: Eklemin uzaydaki pozisyonunu algılamasını sağlayan denge egzersizleri.
  • Elektroterapi: TENS, ultrason, lazer gibi ajanlar ağrı ve ödem kontrolünde yardımcıdır.

6. Rehabilitasyon Süreci: Adım Adım İyileşme

İster cerrahi sonrası (post-op) olsun, ister konservatif tedavi, omuz rehabilitasyonu disiplinli bir süreçtir. Ortopedik Rehabilitasyon ünitemizde uyguladığımız protokoller genellikle 4 fazda incelenir.

Faz 1: Akut Koruma Fazı (0-4 Hafta)

  • Amaç: Ağrıyı kontrol altına almak, inflamasyonu azaltmak, onarılan dokuyu veya iyileşen tendonu korumak.
  • Kısıtlamalar: Aktif omuz hareketi yasaktır. Hasta kolunu kendi gücüyle kaldırmaz.
  • Tedavi: Buz uygulaması, Nöral Terapi (ödem için), pasif eklem hareketleri (fizyoterapist tarafından yapılan), sarkaç (Pendulum) egzersizleri, el-bilek-dirsek egzersizleri.

Faz 2: Orta Faz – Hareketlenme (4-8 Hafta)

  • Amaç: Tam pasif hareket açıklığını kazanmak, aktif yardımlı hareketlere başlamak.
  • Tedavi: Sopa (Wand) egzersizleri, makara sistemleri, su içi egzersizler (hidroterapi), izometrik (hareketsiz) güçlendirme egzersizleri. Arka kapsül germelerine başlanır.

Faz 3: İleri Güçlendirme Fazı (8-12 Hafta)

  • Amaç: Tam aktif hareket açıklığı, kas kuvvetini artırma, nöromusküler kontrolü sağlama.
  • Tedavi: Theraband (dirençli bant) egzersizleri, hafif dambıllarla çalışma, skapular retraksiyon ve protraksiyon egzersizleri, “closed kinetic chain” (duvarda şınav benzeri) egzersizler.

Faz 4: Fonksiyonel Dönüş ve Spora Dönüş (3-6 Ay)

  • Amaç: Spora veya ağır işlere güvenli dönüş.
  • Tedavi: Sporcu Rehabilitasyonu kapsamında spora özgü hareketlerin simülasyonu (fırlatma, raket tutma vb.), plyometrik egzersizler, yüksek dirençli çalışmalar.

7. Cerrahi Tedavi: Ne Zaman ve Nasıl?

Her ne kadar önceliğimiz biyolojik iyileşme olsa da, bazı durumlarda cerrahi kaçınılmazdır.

  • Cerrahi Endikasyonları:
    • Genç ve aktif bireylerde travmatik tam kat yırtıklar.
    • 3-6 aylık kaliteli rehabilitasyon ve enjeksiyon tedavilerine yanıt vermeyen ağrılar.
    • Belirgin güç kaybı ve fonksiyonel yetersizlik.
    • Tekrarlayan omuz çıkıkları (Bankart lezyonu).
  • Cerrahi Yöntemler: Günümüzde omuz cerrahileri büyük oranda Artroskopik (Kapalı) yöntemle yapılır. Birkaç küçük delikten girilen kamera ve aletlerle yırtık tendon kemiğe dikilir (Repair), kemik çıkıntılar tıraşlanır (Akromioplasti) ve labrum tamir edilir. Cerrahi sonrası başarı, cerrahın yeteneği kadar ameliyat sonrası Antalya Rehabilitasyon sürecinin kalitesine de bağlıdır.

8. Antalya’da Omuz Sağlığı: Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?

Antalya'da Omuz Sağlığı: Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?

Antalya, sağlık turizminde yükselen bir değerdir. Dr. Serap Erkek Alkan Kliniği olarak, bölgenin ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyoruz.

  1. Uzmanlık ve Deneyim: Kas-iskelet sistemi hastalıkları, özellikle omuz ve omurga sağlığı üzerine odaklanmış uzman hekim ve fizyoterapist kadrosu.
  2. Entegre Tedavi: Tek bir yöntem değil; PRP, Nöral Terapi, Kuru İğneleme, Manuel Terapi ve Egzersizin kombine edildiği “Multimodal” tedavi yaklaşımı.
  3. İleri Teknoloji: Ultrason eşliğinde nokta atışı enjeksiyonlar, radyofrekans cihazları ve modern rehabilitasyon ekipmanları.
  4. Konum ve İklim: Tedavi sürecinde Antalya’nın iyileştirici ikliminden ve stres azaltıcı atmosferinden faydalanma imkanı.

9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru: Omuz yırtığı ameliyatsız tamamen iyileşir mi?

Cevap: Tam kat yırtıkların uç uca gelip kaynaması zordur, ancak yırtığın yarattığı ağrı ve fonksiyon kaybı ameliyatsız yöntemlerle (PRP, Proloterapi, Fizik Tedavi) tamamen giderilebilir. Hasta ağrısız ve tam hareketli bir omuza kavuşabilir. Parsiyel yırtıklar ise biyolojik tedavilerle dokusal olarak iyileşebilir.

Soru: PRP tedavisi ağrılı mıdır?

Cevap: İşlem sırasında hafif bir sızı olabilir ancak lokal anestezi ile bu his minimize edilir. İşlem sonrası 1-2 gün hafif bir dolgunluk hissi veya ağrı normaldir, bu iyileşme sürecinin başladığını gösterir.

Soru: Fizik tedaviye ne kadar devam etmeliyim?

Cevap: Bu tamamen yırtığın durumuna ve uygulanan tedaviye bağlıdır. Genellikle haftada 2-3 seans olmak üzere, toplam 15-30 seanslık programlar uygulanır. Ev egzersizleri ise ömür boyu koruyucu olarak önerilir.

Soru: Kortizon iğnesi zararlı mıdır?

Cevap: Kortizon güçlü bir anti-inflamatuardır ve akut, çok şiddetli ağrılarda hayat kurtarıcı olabilir. Ancak sık tekrarlanması (yılda 3’ten fazla) tendon yapısını zayıflatabilir ve kopma riskini artırabilir. Kliniğimizde rejeneratif (iyileştirici) enjeksiyonları daha öncelikli tercih etmekteyiz.

10. Sonuç

Omuz yırtığı, Antalya’nın aktif yaşam tarzında sık karşılaşılan ancak çözümsüz olmayan sağlık sorunlarıdır. Ağrıyı kaderiniz olarak kabul etmeyin. Omuzun karmaşık anatomisine hakim, modern rejeneratif tıp yöntemlerini kullanan ve rehabilitasyon sürecini titizlikle yöneten bir Antalya Fizik Tedavi Uzmanı ile sağlığınıza kavuşabilirsiniz. Dr. Serap Erkek Alkan Kliniği olarak, ağrısız hareket özgürlüğünüzü geri kazandırmak için yanınızdayız. Erken tanı ve doğru tedavi, omuz sağlığınızın anahtarıdır.

Detaylı bilgi ve randevu için İletişim sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.


Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. American Academy of Orthopaedic Surgeons (AAOS) & Cleveland Clinic. “Rotator Cuff Tears: Symptoms, Diagnosis and Treatment Guidelines.”
  2. Medical Journal of Sweden & PubMed Systematic Reviews. “Efficacy of Platelet-Rich Plasma (PRP) in Rotator Cuff Repair and Conservative Management.”
  3. Journal of Shoulder and Elbow Surgery & PMC. “Prolotherapy for Rotator Cuff and Shoulder Instability: A Systematic Review.”
  4. MedCentral & Pakistan Journal of Medical Sciences. “Neural Therapy mechanism of action and clinical applications in musculoskeletal pain.”
  5. Journal of Orthopaedic & Sports Physical Therapy. “Dry Needling Effectiveness for Myofascial Trigger Points in Shoulder Pain.”
  6. TOTBİD (Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği). “Omuz Sorunları Tanı ve Tedavi Rehberleri, Omuz İnstabilitesi ve Rehabilitasyon Protokolleri.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir