Pratik Bilgiler

Antalya PRP Tedavisi ve Rehabilitasyon Rehberi: Diz, Omuz ve Bel Ağrılarına Biyolojik Çözümler 2026

Antalya PRP Tedavisi ve Rehabilitasyon Rehberi: Diz, Omuz ve Bel Ağrılarına Biyolojik Çözüm

Modern Tıpta Paradigma Değişimi ve Rejeneratif Yaklaşımlar

Tıbbın evrimsel sürecinde, kas-iskelet sistemi hastalıklarının yönetimi, semptomatik rahatlamadan (ağrıyı kesmek) patolojiyi tersine çevirmeye (iyileştirmek) doğru radikal bir dönüşüm geçirmektedir. Yıllarca süren “ağrıyı susturma” stratejisi—yani steroid olmayan anti-enflamatuar ilaçların (NSAİİ) ve kortikosteroid enjeksiyonlarının yaygın kullanımı—artık yerini biyolojik onarım mekanizmalarının aktivasyonuna, yani “Rejeneratif Tıp” disiplinine bırakmaktadır. Bu disiplinin en güçlü ve klinik olarak en yaygın uygulanan temsilcisi ise Trombositten Zengin Plazma (PRP) tedavisidir.

Antalya, hem sahip olduğu ileri sağlık teknolojileri altyapısı hem de nitelikli uzman hekim kadrosuyla, Türkiye’de fiziksel tıp ve rehabilitasyonun önemli merkezlerinden biri konumundadır. Özellikle “Antalya Fizik Tedavi” ve “Antalya Rehabilitasyon” arayışında olan hastalar, artık sadece geçici çözümler değil, biyolojik iyileşmeyi hedefleyen kalıcı tedaviler talep etmektedir. Dr. Serap Erkeç Alkan’ın klinik yaklaşımının merkezinde yer alan bu rejeneratif perspektif, hastaların kronik ağrı döngüsünden çıkmasını sağlamayı amaçlar. Bu rapor, PRP tedavisinin moleküler mekanizmalarından klinik uygulama alanlarına kadar uzanan geniş bir spektrumda, neden ve nasıl etkili olduğunu, hangi ağrı tiplerinde altın standart haline geldiğini ve Antalya bölgesindeki hastalar için ne ifade ettiğini bilimsel kanıtlar ışığında, kapsamlı bir şekilde incelemektedir.

Bu raporun amacı, sadece “PRP iyidir” demek değil; “PRP’nin hangi biyokimyasal yollarla, hangi doku tipinde, hangi evredeki hastalıkta, hangi rehabilitasyon protokolüyle birleştiğinde iyileşme sağladığını” 2024 ve 2025 yıllarına ait en güncel meta-analizler ve randomize kontrollü çalışmalar  eşliğinde detaylandırmaktır.   

2. Trombositten Zengin Plazma (PRP) Bilimi: Moleküler ve Hücresel Temeller

PRP tedavisinin etkinliğini anlamak için, bir kan ürünü olan trombositlerin fizyolojisine ve iyileşme kaskadındaki (healing cascade) rollerine mikroskobik düzeyde bakmak gerekir. PRP, basit bir kan santrifüj işlemi gibi görünse de, arkasında yatan bilim son derece karmaşıktır.

2.1. Trombosit Fizyolojisi ve Aktivasyon

Normal fizyolojik koşullarda, periferik kanda trombosit sayısı mikrolitre başına 150.000 ile 400.000 arasındadır. Terapötik bir PRP preparatının etkili olabilmesi için, trombosit konsantrasyonunun bazal değerin en az 4-5 katına, yani 1.000.000/μL seviyesinin üzerine çıkarılması gerekmektedir.   

Trombositler, çekirdeksiz hücre parçacıkları olmalarına rağmen, içlerinde doku rejenerasyonu için hayati öneme sahip organeller barındırırlar. Bunların en önemlileri Alfa Granülleri ve Yoğun Granüllerdir. PRP enjeksiyonu yapıldığında veya doku hasarıyla karşılaşıldığında, trombositler aktive olur ve şekil değiştirerek (diskoid formdan ameboid forma geçerek) granül içeriklerini hücre dışına boşaltırlar (degranülasyon).

2.2. Büyüme Faktörleri Kokteyli ve Sinyal Yolakları

Aktive olmuş trombositlerden salınan biyoaktif moleküller, sessiz duran kök hücreleri ve fibroblastları “uyandıran” sinyaller gönderir. İşte PRP’nin gücünü oluşturan temel faktörler ve moleküler etkileri:

  • Trombosit Kaynaklı Büyüme Faktörü (PDGF – Platelet-Derived Growth Factor):
    • İzoformlar: PDGF-AA, PDGF-BB, PDGF-AB.
    • Mekanizma: Mezenkimal kök hücrelerin (MSC) mitozunu (bölünmesini) tetikler. Özellikle tendon ve bağ dokusunun ana hücresi olan fibroblastların çoğalmasını ve tip 1 kolajen sentezini artırır.   
    • Klinik Yansıması: Menisküs ve rotator manşet yırtıklarında doku bütünlüğünün sağlanması.
  • Dönüştürücü Büyüme Faktörü-Beta (TGF-β – Transforming Growth Factor-Beta):
    • Süper Aile: TGF-β1 ve TGF-β2.
    • Mekanizma: Hücre dışı matrisin (ECM) üretimini düzenler. Kıkırdak hücresi olan kondrositlerin farklılaşmasını sağlar ve kemik metabolizmasını düzenler. Aşırı enflamatuar yanıtı baskılayarak “kontrollü iyileşme” sağlar.   
    • Klinik Yansıması: Diz kireçlenmesinde (gonartroz) kıkırdak yıkımının durdurulması.
  • Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü (VEGF – Vascular Endothelial Growth Factor):
    • Mekanizma: Anjiyogenez yani yeni kan damarı oluşumunu tetikler. Hasarlı dokunun iyileşmesi için oksijen ve besine ihtiyacı vardır; VEGF, bu lojistik desteği sağlayan kılcal damar ağını oluşturur.   
    • Klinik Yansıması: Kanlanması zayıf olan menisküsün “beyaz bölgesi” ve aşil tendonu gibi dokuların iyileşmesi.
  • İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-1 (IGF-1 – Insulin-like Growth Factor-1):
    • Mekanizma: Hücrelerin apoptozdan (programlı hücre ölümü) korunmasını sağlar ve kas dokusunun rejenerasyonuna katkıda bulunur.   
  • Epidermal Büyüme Faktörü (EGF):
    • Mekanizma: Hücre göçünü (migrasyon) ve epitelizasyonu hızlandırır.   

2.3. Enflamasyon Paradoksu: Baskılamak mı, Yönetmek mi?

Geleneksel “Antalya Fizik Tedavi” yaklaşımlarında sıklıkla kullanılan kortikosteroidler (kortizon), araşidonik asit yolağını bloke ederek enflamasyonu tamamen durdurur. Bu, ağrıyı hızla keser ancak iyileşme sürecini de durdurur. Çünkü enflamasyon, iyileşmenin ilk evresidir.

PRP ise, enflamasyonu baskılamaz; modüle eder. PRP, nükleer faktör kappa-B (NF-κB) yolağını inhibe ederek pro-enflamatuar sitokinlerin (IL-1β, TNF-α) aşırı üretimini engellerken, onarıcı sitokinlerin aktivitesini artırır. Bu sayede, doku yıkımına yol açan kronik enflamasyon sönümlenirken, yapıcı (anabolik) iyileşme süreci devam eder. Hastalarımıza, PRP sonrası ilk 48 saatte hissedilen hafif ağrı artışının “iyileşme sinyali” olduğunu anlatmamızın bilimsel temeli budur.   

3. Diz Osteoartriti (Gonartroz): Kıkırdak Hasarında Rejeneratif Çözüm

Diz eklemi kireçlenmesi, yaşlanan nüfus ve obezite epidemisiyle birlikte modern toplumun en yaygın morbidite sebeplerinden biridir. Antalya gibi turizm ve tarım sektörünün yoğun olduğu, ayakta çalışma süresinin uzun olduğu bölgelerde, diz ağrısı şikayetiyle “Antalya Fizik Tedavi Uzmanı”na başvuran hasta sayısı oldukça yüksektir. Web sitemizin /diz-hastaliklari/ sayfasında temel bilgileri verilen bu durumun bilimsel derinliğine inelim.

3. Diz Osteoartriti (Gonartroz): Kıkırdak Hasarında Rejeneratif Çözüm

3.1. Osteoartritin Patofizyolojisi: Mekanik Aşınmadan Biyolojik Yıkıma

Eskiden osteoartritin (OA) sadece mekanik bir “aşınma ve yıpranma” (wear and tear) hastalığı olduğu düşünülürdü. Ancak son 20 yıldaki araştırmalar, OA’nın aslında tüm eklemi (kıkırdak, sinovya, subkondral kemik) etkileyen enflamatuar ve metabolik bir hastalık olduğunu göstermiştir. Eklem sıvısında (sinovyal sıvı) IL-1β ve TNF-α gibi yıkıcı enzimlerin seviyesi artar, bu enzimler kıkırdak matrisini parçalar (kondrolizis).

3.2. Kanıt Düzeyi Yüksek Karşılaştırmalar: PRP vs. Diğerleri

2024 ve 2025 yıllarında yayınlanan sistematik derlemeler ve meta-analizler, PRP’nin diz OA tedavisindeki yerini netleştirmiştir.

3.2.1. PRP ve Hiyalüronik Asit (Horoz İbiği) Karşılaştırması

Hiyalüronik asit (HA), eklem sıvısının viskozitesini artıran bir “yağlama” (viskosuplementasyon) tedavisidir. Ancak HA’nın biyolojik onarım kapasitesi sınırlıdır.

  • Veri Analizi: 28 adet randomize kontrollü çalışmayı (RCT) ve 3246 hastayı kapsayan dev bir meta-analiz , PRP’nin HA’ya göre fonksiyonel iyileşmede (WOMAC skorlarında düşüş) üstün olduğunu göstermiştir.   
  • Ağrı Skoru: Ağrı kesici etkide PRP ve HA benzer sonuçlar verse de, etkinin süresi bakımından PRP, 6. ve 12. aylarda HA’dan istatistiksel olarak daha anlamlı sonuçlar sunmaktadır.
  • Kombinasyon Tedavisi: Çalışmalar, PRP ve HA’nın birlikte uygulandığı (Ardışık veya kombine enjeksiyon) durumlarda, sinerjik bir etki oluştuğunu; HA’nın iskele görevi görerek büyüme faktörlerinin eklem içinde daha uzun süre kalmasını sağladığını ortaya koymaktadır.   

3.2.2. PRP ve Kortikosteroid (Kortizon) Karşılaştırması

Kortizon, akut alevlenme dönemlerinde (şiş, sıcak ve çok ağrılı diz) yangını söndürmek için etkilidir. Ancak kronik dönemde etkisi tartışmalıdır.

  • Doku Yıkımı Riski: Tekrarlayan kortizon enjeksiyonlarının kıkırdak hacminde azalmaya (atrofi) yol açtığı MR çalışmalarıyla kanıtlanmıştır.
  • Etki Süresi: Kortizon 4-6 hafta çok iyi rahatlama sağlarken, PRP’nin etkisi 4. haftadan sonra başlar ve 1 yıla kadar artarak devam eder. Uzun vadeli eklem sağlığı için PRP tartışmasız üstündür.   

3.2.3. PRP ve Fizik Tedavi Entegrasyonu

PRP tek başına bir mucize değildir; biyolojik bir katalizördür. “Antalya Fizyoterapi” protokollerimizde gözlemlediğimiz ve literatürün  desteklediği üzere, PRP enjeksiyonundan sonra uygulanan kuadriseps güçlendirme ve propriyosepsiyon egzersizleri, PRP’nin etkinliğini %30-40 oranında artırmaktadır. Biyolojik onarım (PRP) ile biyomekanik düzeltme (Fizik Tedavi) birleştiğinde başarı kaçınılmazdır.   

3.3. Optimum Tedavi Protokolü

Bilimsel veriler ışığında, diz kireçlenmesi için kliniğimizde uyguladığımız ve önerilen altın standart protokol şöyledir :   

Tablo 1: Diz Osteoartriti İçin Kanıta Dayalı PRP Protokolü

ParametreBilimsel ÖneriAçıklama
Trombosit Konsantrasyonu600 – 900 x 10⁹/LBazal değerin 4-5 katı olmalıdır. Daha düşük doz etkisiz, çok yüksek doz inhibitör olabilir.
Lökosit İçeriğiLökositten Fakir (LP-PRP)Eklem içi uygulamalarda lökositler (beyaz kan hücreleri) enflamasyonu artırabileceği için tercih edilmez.
Enjeksiyon Sıklığı3 – 5 EnjeksiyonTek doz yetersizdir. En iyi sonuçlar “PRP3” (3 dozluk seri) ile alınmıştır.
Enjeksiyon Aralığı7 – 14 GünBüyüme faktörlerinin yarı ömrü ve hücresel yanıt süresi gözetilerek belirlenir.
Uygulama YoluUltrason Eşliğindeİntra-artiküler (eklem içi) uygulamanın doğruluğu ultrasonla %99’a çıkar.

4. Omuz Patolojileri: Rotator Manşet ve Donuk Omuz

Omuz eklemi, vücudun en hareketli ancak en instabil eklemidir. Antalya’da özellikle yüzme sporuyla ilgilenenlerde, sera çalışanlarında (kol yukarıda çalışma) ve ileri yaş grubunda omuz ağrıları sık görülür. /omuz-hastaliklari/ sayfamızda listelenen durumlar için PRP’nin sunduğu çözümler şunlardır:

4.1. Rotator Manşet Yırtıkları ve “Kritik Bölge”

Rotator manşeti oluşturan dört kasın (Supraspinatus, Infraspinatus, Teres Minor, Subscapularis) tendonları, humerus başına yapışır. Supraspinatus tendonunun yapışma yerinin yaklaşık 1 cm proksimalinde, damarlanmanın çok az olduğu “Kritik Bölge” (Critical Zone) bulunur. Yırtıklar genellikle burada başlar ve kanlanma olmadığı için kendiliğinden iyileşmez.

  • Mekanizma: PRP enjeksiyonu, bu avasküler (damarsız) bölgeye yoğun VEGF ve PDGF desteği sağlayarak neovaskülarizasyon (yeni damar oluşumu) başlatır. Bu, vücudun normalde tamir edemediği bir bölgeyi tamir edilebilir hale getirmek demektir.   
  • Parsiyel Yırtıklar: Tam kat olmayan (parsiyel) yırtıklarda PRP, cerrahiye gidişi engelleyen en güçlü silahtır. MR takipli çalışmalarda, PRP sonrası tendon defektlerinin dolduğu ve tendon kalitesinin arttığı gösterilmiştir.   
  • Ağrı Yönetimi: PRP, omuzdaki ağrı reseptörlerini irrite eden sitokinleri azaltarak, gece ağrılarını ve hareket kısıtlılığını 8-52 hafta boyunca anlamlı derecede düşürür.   

4.2. Donuk Omuz (Adheziv Kapsülit)

Donuk omuz, eklem kapsülünün fibroziis (sertleşme) ve yapışmasıyla karakterize, son derece ağrılı ve kısıtlayıcı bir durumdur.

  • Güncel Veriler (2024): 2024 tarihli meta-analizler, PRP enjeksiyonlarının donuk omuz tedavisinde kortikosteroidlere göre uzun vadede (3-6 ay) daha üstün olduğunu kanıtlamıştır.   
  • Hareket Açıklığı (ROM): PRP uygulanan hastalarda, pasif ve aktif omuz hareket açıklıklarında (özellikle fleksiyon ve dış rotasyon) istatistiksel olarak anlamlı artışlar kaydedilmiştir.   
  • Klinik Yaklaşım: Antalya Fizik Tedavi protokollerimizde, donuk omuz hastalarına ultrason eşliğinde eklem içi PRP uygulandıktan hemen sonra, fizyoterapist eşliğinde “kapsüler germe” egzersizlerine başlanır. PRP’nin anti-fibrotik etkisi, germe egzersizlerinin etkinliğini artırır.

5. Lateral Epikondilit (Tenisçi Dirseği): Kronikleşen Ağrılarda Kesin Çözüm

Tenisçi dirseği, adının aksine sadece tenisçilerde değil, ev hanımları, marangozlar ve bilgisayar kullananlarda da sık görülür. Bu hastalık bir “tendinit” (iltihap) değil, “tendinozis” (dejenerasyon/çürüme) durumudur. Bknz: Dirsek Hastalıkları

5.1. Tendinozis Nedir ve Neden Kortizon Başarısız Olur?

Tendinozis, tendonun kolajen yapısının bozulması, mikro yırtıklar oluşması ve yerine kalitesiz, damarsız bir dokunun geçmesidir. Kortizon, güçlü bir anti-enflamatuardır. Ancak ortada bir enflamasyon (iltihap) yoksa, kortizon sadece ağrıyı maskeler ve kolajen sentezini baskılayarak tendonu daha da zayıflatır. Bu durum, kısa vadeli rahatlama sağlasa da, uzun vadede nüks (tekrarlama) oranlarını artırır.   

5.2. PRP’nin Uzun Vadeli Üstünlüğü

Beş büyük randomize kontrollü çalışmanın (RCT) sonuçları çarpıcıdır:

  • Kısa Vade (4-8 Hafta): Kortizon grubu, ağrıda daha hızlı azalma (VAS skoru) gösterir.
  • Uzun Vade (24 Hafta ve Üzeri): PRP grubu, ağrı skorlarında, kavrama gücünde ve fonksiyonel kapasitede (DASH skoru) kortizon grubuna göre çok daha üstün ve kalıcı sonuçlar elde eder.   
  • Doku İyileşmesi: Ultrason görüntülerinde, PRP tedavisi sonrası tendon kalınlığının normale döndüğü ve yapısal bütünlüğün sağlandığı, kortizon grubunda ise tendon atrofisinin (incelme) devam ettiği görülmüştür.   

“Antalya Rehabilitasyon” programlarımızda, dirsek ağrısı çeken hastalarımıza bu verileri sunarak, “hızlı ama geçici” çözüm (kortizon) yerine “yavaş ama kalıcı ve onarıcı” çözümü (PRP) öneriyoruz.

6. Ayak ve Ayak Bileği: Plantar Fasiit (Topuk Dikeni)

Sabah yataktan kalkınca atılan ilk adımda topukta bıçak saplanır tarzda ağrı, plantar fasiitin tipik belirtisidir.

6.1. PRP ve ESWT (Şok Dalga) Karşılaştırması

Şok dalga tedavisi (ESWT), topuk dikeninde sık kullanılan etkili bir yöntemdir. Ancak PRP ile karşılaştırıldığında:

  • Ağrı Azalması: PRP enjeksiyonu yapılan hastalar, ESWT yapılanlara göre daha belirgin bir ağrı azalması (daha düşük VAS skoru) rapor etmiştir.   
  • Fasya Kalınlığı: Kronik plantar fasiitte ayak tabanı zarı (fasya) kalınlaşır ve ödemlenir. PRP tedavisi, bu kalınlığı azaltmada ESWT’den istatistiksel olarak daha etkilidir.   
  • Kombine Tedavi: Son vaka raporları , dirençli olgularda ESWT ve PRP’nin birlikte kullanılmasının (önce mekanik uyarı, sonra biyolojik destek) en yüksek başarı oranını sağladığını göstermektedir. Kliniğimizde, özellikle uzun süre ayakta çalışan Antalya turizm sektörü çalışanları için bu kombine protokolü başarıyla uygulamaktayız.   

7. Omurga Sağlığı: Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi)

Bel fıtığı, toplumun büyük kesimini etkileyen ve iş gücü kaybına yol açan önemli bir sorundur. Web sitemizin /bel-fitigi/ sayfası bu konuda sıkça ziyaret edilmektedir.

7.1. Epidural Steroid mi, Epidural PRP mi?

Geleneksel “nokta atışı” tedavilerde epidural alana steroid verilir. Ancak steroidlerin diyabetik hastalarda kan şekerini yükseltme, kemik erimesini tetikleme gibi sistemik yan etkileri vardır.

  • Güvenlik: PRP, steroidlerin yan etkilerini barındırmaz.
  • Etkinlik: Yapılan karşılaştırmalı çalışmalar , epidural yolla uygulanan PRP’nin, ağrı gidermede steroidler kadar etkili olduğunu, fonksiyonel iyileşmede (ODI skoru) ise steroidlerden aşağı kalmadığını, hatta uzun dönemde daha güvenli bir profil çizdiğini göstermektedir.   

7.2. İntradiskal Uygulamalar ve Doku Onarımı

Daha ileri bir teknik olan “İntradiskal PRP” (diskin içine enjeksiyon), dejenere olmuş diskin su tutma kapasitesini artırabilir ve disk yüksekliğini koruyabilir. 2025 yılında yayınlanan bir çalışma, Endoskopik Disk Cerrahisi (PELD) ile kombine edilen PRP’nin, nüks oranını azalttığını ve cerrahi sonrası iyileşmeyi hızlandırdığını kanıtlamıştır. Bu bulgular, PRP’nin omurga cerrahisinde “biyolojik bir destek” olarak yerini sağlamlaştırmaktadır.   

8. Menisküs Yaralanmaları: Ameliyattan Kurtulmak Mümkün mü?

Dizdeki şok emiciler olan menisküsler, kanlanma özelliklerine göre bölgelere ayrılır:

  1. Kırmızı-Kırmızı Bölge (Red-Red Zone): Dış kenar, kanlanması mükemmeldir.
  2. Kırmızı-Beyaz Bölge: Geçiş bölgesidir, kanlanma orta düzeydedir.
  3. Beyaz-Beyaz Bölge: İç kısımdır, kanlanma yoktur (avasküler).

PRP, içerdiği anjiyojenik (damar yapıcı) faktörler sayesinde, özellikle kırmızı ve kırmızı-beyaz bölgedeki yırtıkların iyileşmesini sağlar.   

  • Ameliyat Sonrası Destek: Menisküs tamiri ameliyatı yapılan hastalarda PRP uygulanması, iyileşme süresini kısaltır ve tekrar yırtılma riskini azaltır.
  • Konservatif Tedavi: Ameliyat gerektirmeyen dejeneratif yırtıklarda PRP, ağrıyı azaltır ve fonksiyonu artırır.

9. “Antalya Yaklaşımı”: Bütüncül Tedavi ve Rehabilitasyon

Antalya Fizik Tedavi Uzmanı olarak vizyonumuz, sadece iğne yapmak değil, hastayı bir bütün olarak ele almaktır. PRP tedavisinin başarısı, %50 enjeksiyonun kalitesine, %50 ise sonraki rehabilitasyon sürecine bağlıdır.

9.1. PRP Sonrası Rehabilitasyon Protokolü

Kliniğimizde uyguladığımız standart bir protokol şöyledir:

Tablo 2: PRP Sonrası Rehabilitasyon Aşamaları

EvreSüreAmaçYapılması/Yapılmaması Gerekenler
1. Koruma Fazı0 – 3 GünPıhtı oluşumunu korumakYASAK: NSAİİ (Ağrı kesici haplar), Aspirin, Sıcak uygulama. ÖNERİ: Buz, istirahat, parasetamol.
2. Aktivasyon Fazı4 – 14 GünDokuyu hafifçe uyarmakİzometrik egzersizler, hafif germe, eklem hareket açıklığı egzersizleri.
3. Güçlendirme Fazı2 – 6 HaftaKolajen liflerini düzenlemekEksantrik egzersizler (Tendon iyileşmesi için kritik), progresif dirençli egzersizler.
4. Spora Dönüş6. Hafta+Fonksiyonel kapasiteyi artırmakSpora özgü driller, propriyosepsiyon ve denge çalışmaları.

9.2. Antalya’nın İklimsel ve Çevresel Avantajları

Antalya’nın güneşli iklimi, D vitamini sentezi açısından hastalarımıza doğal bir avantaj sağlar; D vitamini kemik ve tendon iyileşmesi için kofaktördür. Ayrıca, rehabilitasyonun ileri aşamalarında “Hidroterapi” (havuz içi egzersizler) imkanlarının geniş olması, eklemlere yük binmeden kas güçlendirmeyi mümkün kılar.

10. Hasta Seçimi, Güvenlik ve Kontrendikasyonlar

Her hasta PRP için uygun aday değildir. Başarılı bir sonuç için doğru hasta seçimi şarttır.

10.1. Kimlere PRP Yapılmaz? (Kontrendikasyonlar)

  • Mutlak: Trombosit sayısı düşüklüğü (Trombositopeni), aktif enfeksiyon, kanser hastaları (büyüme faktörleri teorik risk oluşturabilir), şiddetli anemi.   
  • Göreceli: Kan sulandırıcı kullanımı (doktor kontrolünde kesilmeli), son 2 hafta içinde kortizon yapılmış olması (PRP etkisini bozar), ağır metabolik bozukluklar.

10.2. Tedavi Öncesi Hazırlık

Hastalarımızın işlemden en az 5-7 gün önce aspirin ve diğer kan sulandırıcıları, ayrıca ağrı kesicileri (NSAİİ) bırakması gerekir. Bol su içmek, alınan kanın kalitesini ve plazma miktarını artırır.

11. Sonuç ve Öneriler

Bilimsel literatürün ve klinik deneyimlerin ışığında; PRP tedavisi, modern tıbbın sunduğu en güvenli ve etkili rejeneratif yöntemlerden biridir. Diz kireçlenmesinden omuz yırtıklarına, inatçı tenisçi dirseğinden topuk dikenine kadar geniş bir yelpazede, özellikle “uzun vadeli iyileşme” ve “doku onarımı” hedefleyen hastalar için altın standarttır.

Antalya bölgesinde yaşayan veya sağlık turizmi kapsamında şehrimizi ziyaret eden hastalar için Dr. Serap Erkeç Alkan ve ekibi, en güncel bilimsel protokolleri, ileri teknoloji ultrason kılavuzluğunu ve kişiye özel “Antalya Rehabilitasyon” programlarını birleştirerek hizmet vermektedir. Ağrıyı sadece kesmekle yetinmeyin; vücudunuzun kendi iyileştirme gücünü PRP ile harekete geçirin.

Daha detaylı bilgi, randevu ve değerlendirme için web sitemizin iletişim sayfasını ziyaret edebilir; diz-hastaliklariomuz-hastaliklaribel-fitigi ve prp-tedavisi sayfalarımızdan hastalıklarınızla ilgili spesifik bilgilere ulaşabilirsiniz.


Dış Kaynaklar ve İleri Okuma

  1. PubMed: “Efficacy of Platelet-Rich Plasma in Knee Osteoarthritis: A Systematic Review and Meta-Analysis” (2024).    
  2. Journal of Orthopaedic Research: “Biological mechanisms of platelet-rich plasma in tendon healing“.    
  3. The American Journal of Sports Medicine: “Platelet-Rich Plasma vs. Corticosteroids for Lateral Epicondylitis“.    
  4. TOTBİD Dergisi: “Trombositten Zengin Plazma (PRP) Uygulamaları ve Ortopedideki Yeri“.    
  5. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği: “PRP Uygulama Rehberi“.    

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir